AZERİLER
27 Hezîran 2019 Pêncşem
Türkiye ve Irak sömürgeci devletlerinin Kürdistan?da yürüttükleri asimilasyoncu-soykırımcı politikalardan Çerkezler de ciddi anlamda etkilenerek, Çerkezler?in büyük oranda asimile olmalarına yol açmıştır.

Kafkasya ve İran platosu ile Hazar Denizi kıyısındaki coğrafya?da yaşayan Türkmen halkıdır. En kalabalık Azeri nüfusu, İran sınırları içerisinde bulunan Güney Azerbaycan?da yaşamakta olup, Nüfusları; 18-20 milyon arası olduğu belirtilmektedir. Azerbaycan?da; 9 milyon Azeri yaşamaktadır. Ayrıca değişik nedenlerle göç ettikleri Rusya, Türkiye, Gürcistan, Ukrayna, Kazakistan, ABD, Almanya ve Kürdistan gibi coğrafyalarda varlıklarını sürdürmektedirler. Toplam nüfuslarının, 30 milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir.
Azeriler, Kafkasi bir kültürü (yerel) taşımalarına rağmen, diğer kültürel etkileri de yaşarlar. Kuzey Azeriler?inde Kafkasi (yerel) kültür özellikleri daha yoğun iken, Güney Azerler?inde ise, İrani kültür etkileri yoğun görülür. Kendi kültürel ve geleneksel değerlerini, yerel kültürler içinde yaşatmaktadırlar. Azeriler?in dili, Azerice?dir. Dinsel inanışları ise, çoğunluğu Şii-İslam inancına sahip iken, bir kısmı da Sünni-İslam, Zerdüşt, Hıristiyan gibi inançlara sahiptir.
Azeriler, Kürdistan?ın Kuzey ve Rojhılat parçalarında yaşamaktadırlar. Kuzey Kürdistan?da Iğdır, Kars, Ağrı, Van, Erzurum gibi yerlerde varlıklarını sürdürmektedirler.
Kuzey Kürdistan?ın İdır (Iğdır) şehir merkezi ve merkeze bağlı bazı köyler ile Karakoyunlu, Aralık, Tuzluca ilçelerinin merkezleri ve çok sayıda köyde Azeriler yaşamaktadır. Geçim kaynakları; tarım, hayvancılık-yaylacılık, ticaret, esnaflık vb. olup, hem şehir merkezlerin de, hem de köyler de ikamet etmektedirler. Dil ve kültürlerini büyük oranda koruyarak, günlük yaşamda Azerice?yi kullanmaktadırlar. Siyasal eğilimleri son yıllarda farklılıklar gösterse de büyük oranda sağ-milliyetçi partilerden yanadır. Baskın bir kısmı, iktidarcı devlet sistemi ile bütünleşmiş durumdadır.
Kars ilinde ise, Azeri nüfus hem il ve ilçe merkezlerinde, hem de köylerde yaşamaktadır. Ekonomik uğraşları; tarım, hayvancılık, arıcılık, ticaret faaliyetleri olarak belirtilebilinir. Dil ve kültürlerini büyük oranda koruyup yaşatmaktadırlar. Siyasal eğilimleri farklılıklar göstermektedir. Ancak büyük oranda sağ-milliyetçi parti ve oluşumlardan yanadır. Büyük bir kısmı devletçi iktidar sistemiyle içiçedir.
Ağrı?da ise, Kuzey Serhat?ın diğer illerine oranla daha az bir Azeri nüfus yaşamaktadır. Ağırlıkta da Zêtka (Eleşkirt) ve Avkevır (Taşlıçay) ilçeleriyle bunlara bağlı kimi köylerde varlıklarını sürdürmektedirler. Ayrıca Erzurum?un Şenkaya ilçesinde de Azeri köyleri mevcuttur. Yapılanmaları ise yukarıda sözkonusu ettiğimiz kentler için anlattığımız özellikler Ağrı ve Erzurum?da yaşayan Azeriler için de geçerlidir.
Van? da yaşayan Azeriler ise, ezici çoğunlukta Van kent merkezi ile Erdîş (Erciş) ilçe merkezi ve Çelebibağ beldesinde (şimdilerde mahalle statüsüne alınmış) Azeri nüfus yaşamaktadır. Kırsal alanda ise çok az bir Azeri nüfus bulunmaktadır. Van?da yaşayan Azeriler?in geçim kaynakları; esnaflık, ticaret ve kısmen tarım ve hayvancılıktır. Bir kısmı devlet kurum ve kuruluşlarında memur-işçi olarak çalışmaktadır. Genellikle kültür yapılarını korurken, günlük yaşamda ağırlıkta anadillerini konuşmaktadırlar. Siyasal yapılanmaları ise, büyük çoğunluğu devlet ve iktidar yanlısı olup, milliyetçi-sağ partilere eğilim göstermektedir. Kuzey Kürdistan?da yaşayan Azeriler?in tamamına yakını İslamın Şii (Caferi) mezhebine bağlıdır.
Kalabalık sayıda bir Azeri nüfus da Kürdistan?ın Rojhılat parçasında yerleşiktir. Rojhılat?ın Urmiye, Maku, Salmast, Mahabad, Nexede gibi kentleri Azeri nüfusun yoğunlaştığı yerler olarak belirtilebilinir. Rojhılat Kürdistan?ında yaşayan Azerlerin büyük bir kısmı, İran devletinin asimilasyoncu ve halkları birbirine kırdırtma politikalarının bir sonucu olarak Rojhılat?ta yerleştirilmişlerdir. Maku, Xoy, Salmast, Şahindej, Miyanduap, Tıkap ve Urmiye kentleri Kürdistan olmalarına rağmen Batı Azerbaycan eyaletinin içine alınmış ve kent merkezleri yoğun olarak Kürt olmasına rağmen, büyük oranda Kürtlerden boşaltılarak yerlerine Azeriler yerleştirilmişlerdir. Bu politikalar diğer bazı Kürt kentleri için de uygulanmıştır. İran Devleti bir yandan Kürtleri yaşadıkları yerlerden göçertip, Azerileri yerleştirirken, aynı zamanda Azeri halkını da yaşadığı topraklardan göçertmiştir. Böylelikle hem Kürtleri ve Azerileri topraklarından kopartıp daha kolay asimile etmeyi, hem de iki halkı birbirine kırdırtmayı hedeflemiştir. iki halk birlikte yaşama örneği sergileyerek, asimilasyoncu-soykırımcı İran Devleti?nin halkları birbirine kırdırtma politikasını boşa çıkarmışlardır.
Rojhılat Kürdistan?ında yaşayan Azeriler, kültürel geleneklerini büyük oranda korurken, günlük yaşamda ağırlıklı olarak anadillerini konuşmaktadırlar. Büyük bölümü kent merkezlerinde ikamet ederken, bir kısmı da kırsal alanda yaşamını sürdürmektedir. Ekonomik faaliyetleri ise, şehir merkezlerinde yaşayanların büyük kısmı ticaret ve esnaflıkla uğraşırken, kırsal alanda yaşayanların temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılık olmaktadır. Siyasal eğilimleri ise, Azeriler Şii inancına sahip oldukları için İran Devlet sistemine daha yakın durmaktadırlar. İran Devleti ise, Şiiliği kullanarak Azerileri daha fazla sistem içine çekmekte, devlet bürokrasisini de ağırlıkta onlardan oluşturarak, Azerileri daha fazla sistemle bütünleştirerek asimile etmeye çalışmaktadır. Azerilerin Büyük çoğunluğu iktidarcı- devletçi sistemden yana olsa da, sisteme karşı muhalif bir duruş içerisinde olup demokrat bir çizgi izleyen bir kesim de bulunmaktadır.
TEREKEMELER VE KARAPAPAKLAR:
Kafkasya kökenli bir etnik gruptur. Kendilerini Azerilerden ayırarak Türkmen olarak tanımlarlar. Terekemeler çok eski yıllarda Gürcistan?ın güneyinde, Ermenistan?ın kuzeybatısında, Dağıstan?ın güneyinde, Azerbaycan?ın iç ve kuzeybatı topraklarında yaşıyorlardı. Güney Kafkasya?nın Rusların eline geçmesi ile birlikte 1813 ve 1828 yılları arasında yurtlarını terk edip yoğun bir şekilde Osmanlı Devleti ve İran?a göç etmişlerdir. Terekemeler, büyük oranda Kuzey Kürdistan?ın Serhat bölgesine, bu dönemde yerleşmişlerdir.
Terekemeler ve Karapapaklar aynı halk grubudur. Aynı dili konuşmaktadırlar. Terekemeler, Şii
(Caferi)?dirler, Karapapaklar ise Sünni?dirler. Terekemeler?in Şiiliği bazı yanlarıyla Aleviliğe yakın bir Şiiliktir. Terekeme ve Karapapak isimlerinin etimolojik kökenlerine ilişkin ise; Karapapak ismi, siyah papak (kalpak) giydiklerinden dolayı Kafkasya?daki komşu halklar tarafından verilmiştir. Terekeme ismi ise, ?Arapça?daki, Türkmenler sözcüğünün karşılığı olan Terakime sözcüğünden kaynaklanmaktadır. Terekeme terimi, yurtlarını terk edenler anlamında kullanılmaktadırlar.? (Wikipedi). Terekemeler?in konuştuğu dil, Karapapakça?dır. Bu dil, Azerice?ye yakın bir dildir. Hatta onun bir alt lehçesi olduğunu iddia edenler vardır.
Terekemeler ve Karapapaklar bugün Kuzey Kürdistan?ın Kuzey Serhat (Kars, Ağrı, Ardahan, Iğdır) bölgesinde varlıklarını sürdürmektedirler. Yoğun bir şekilde Ardahan?ın Çıldır ilçesi ile Kars?ın Arpaçay ilçesinde yaşamaktadırlar. Bunun yanında Ardahan?ın Göle ilçesi ile Kars kent merkezi ve Selim, Kağızman, Akyaka ilçelerinde Karapapak ve Terekeme köyleri bulunmaktadır. Ağrı?da ise, merkeze bağlı Murat beldesi ile Eleşkirt ilçesi ve bazı köylerde yaşamaktadırlar. Ayrıca Serhat Bölgesinin bir diğer İli olan Muş?ta da Terekemeler mevcuttur. Muş merkeze bağlı Sungu beldesi ile Bulanık ilçesinin Yoncalı beldesinde yaşamaktadırlar. Önceleri Kars?ta yaşamakta olan Terekeme ve Karapapaklar, kentin 1877?de Rus işgaline uğramasıyla yöreyi terk edip, sözkonusu illere, ilçelere ve köylere göçerek, yerleştikleri bilinmektedir.
Kürdistan?da yaşayan Terekeme ve Karapapaklar?ın nüfusları tam olarak bilinmemektedir. Fakat Kürdistan yaşayan önemli sayıda bir etnik grubu oluşturdukları da bir gerçektir. Zamanla bir kısmı Türkiye metropollerine göç ederek, hakim ulus-devlet kimliği ve yapıları içinde erimişlerdir. Kürdistan?da varlığını sürdürenler ise, kendi kimliklerini, dilsel yapılarını, yaşam tarzlarını, gelenek-göreneklerini büyük oranda korumaktadırlar. Kırsal alanda yaşayanlar genellikle hayvancılık ve tarımla uğraşırken, kent ve ilçe merkezlerinde yaşayanlar ise, küçük esnaflık ve ticaret gibi işlerle uğraşmaktadırlar. Siyasal açıdan durumları ise, bir kısmı sömürgeci T.C Sisteminin faşizan-milliyetçi politikalarının güdümüne girmişken, önemli bir kısmı ise, komünal- demokratik özlerini sınırlı ölçülerde de olsa koruyarak yaşamlarını sürdürmektedirler.
ÇERKESLER: Kuzey Kafkasyalı bir halktır. Çerkezler, Kuzey Kafkasya?da tarihi (kadim) Çerkezya?da, günümüzde ise, Rusya Federasyonu, Türkiye, Kürdistan, Irak, Suriye, Ürdün, Filistin, Libya, Almanya gibi çok sayıda ülkeye dağılmış durumdadır. Doğu Çerkezleri ve Batı Çerkezleri diye iki ana kola ayrılan Çerkezler, çok sayıda boydan oluşurlar. Konuştukları dile, Çerkezce denilir. Çerkezler, Rus-Çerkez savaşlarından (1763-1864) sonra, Rusların eline geçen Çerkez topraklarında yaşayanların büyük çoğunluğu, Osmanlı İmparatorluğuna göç ettirilmiştir. Tarihte yaşanan bu büyük trajediye Çerkez-Sürgünü ya da Çerkez-Soykırımı denilmektedir. Çerkezler, 21 Mayıs 1864 tarihini, ?Soykırımı Anma Günü? olarak kabul etmektedirler. Bu soykırımla birlikte Osmanlı?ya göçertilen Çerkezleri, Osmanlı Devleti de hüküm sürdüğü Balkanlara, Irak, Suriye, Kürdistan, Ürdün vb. Ülkelere yerleştirmiştir. Tüm bunların sonucunda, anayurtlarından kopartılan Çerkezler çok geniş bir coğrafyaya dağıtılmış oldular.
Osmanlı İmparatorluğu Çerkezlere ?kucak? açarken, kadınları sarayının harem bölümüne dahil eder. Genç erkekleri ise, kendilerine özel güvenlik ve asker yapar. Osmanlı Sultanı?nın bu tarzı, hükümran olduğu bütün ülkelerin genel ve yerel egemen-elitlerince esas alınır. Başta Kürt ve Arap beyleri, şeyhleri ve aşiret reisleri olmak üzere yerel zenginler bile Çerkez kadınlarını kendilerine eş, erkeklerini ise, hanedanına koruma ve güvenlik elemanı yapar.
Çerkezler?in dünya genelinde toplam nüfuslarının beş (5) milyon civarında olduğu söylenmektedir. En kalabalık nüfusları Çerkezya?da değil, Türkiye?dedir. Türkiye?deki Çerkez nüfusunun üç milyon civarı olduğu tahmin edilmektedir. Fakat sömürgeci Türk Devletinin tekçiliğe dayalı ulus-devlet yaratmak için geliştirmiş olduğu asimilasyonist-soykırımcı politikalar sonucunda Türkiye?deki Çerkez nüfusunun dil ve kültürünün büyük oranda erimesine yol açarken, aynı zamanda Çerkez aidiyet duygusunun iyice zayıflamasına da yol açmıştır.
Çerkezler?in günümüzdeki dinsel inanışları ise, Kafkasya?da Kuzey Osetya?nın Mozdok bölgesinde yaşayan üç bin (3000) Hıristiyan Çerkez dışında, diğer bütün Çerkezler İslamın Sünni mezhebine mensupturlar. Çerkezler 16-17. Yüzyıllardan itibaren Müslüman olmuşlardır.
Kürdistan?a Çerkezler, Çerkez Sürgününden sonra Osmanlılar tarafından yerleştirilmişlerdir. Günümüzde Kürdistan?da Çerkezler?in yaşadıkları yerler ise, Maraş- Göksun-Andırın, Bitlis- Adilcevaz- Ahlat, Muş- Varto-Bulanık, Musul, Hewler, Süleymaniye, Kerkük, Diyala, Tuzxurmatu gibi yerleşim yerlerinde yaşamaktadırlar. Maraş?ın Göksun ve Andırın ilçelerinde yaşayan Çerkezler, Çerkezler?in Kabardey boyunda olup, Osmanlı döneminde buraya getirilip yerleştirilmişlerdir. Burada yaşayan Çerkezler dillerini günümüze kadar koruyabilmişlerdir. Bitlis?in Ahlat ve Adilcevaz ilçeleri de belli bir sayıda Çerkez nüfusu barındırmaktadır. Bu iki ilçede yaşayan Çerkezler, Çerkezler?in Şapsığ boyundadırlar. Buralarda eskiden sekiz- dokuz Çerkez köyü varken, sonradan Adilcevaz?da bir Çerkez köyü kalmıştır. Diğer köylerde yaşayan Çerkesler?in çoğu Ahlat merkeze göç etmiştir. Muş?un Varto ilçesine bağlı Tepeköy köyünün nüfusunu Çerkezler ve Çeçenler oluşturmaktadır. Bu yöredeki Ermeniler?in direncini kırmak için, 1800?lerin sonunda Kafkasya?dan göç etmek zorunda kalan bu iki halktan insanlar, bu köye yerleştiriliyor. Köy stratejik bir yere kurulmuş. Bu köyde halen kafkas kültürü büyük oranda yaşatılıyor. Bulanık ilçesinin Karaağıl beldesinde de Çerkezler yaşamaktadır. Ayrıca Amed merkeze bağlı Tıl-Elo köyünde de bir kaç Çerkez ailesi oturmaktadır. Bunlardan bazı aileler Amed şehir merkezine göç ederek, değişik mahallelerde ikamet etmektedirler. Bunlar halen kendilerini Çerkez olarak tanımlamakla beraber, Kürt kültürü ve siyasal yapısı içerisinde önemli oranda erimeye yüz tutmuşlardır.
Güney Kürdistan?da ise, Çerkezler, Çeçenler ve Dağıstanlılar da dahil olmak üzere Kuzey Kafkas kökenli insanları belirtmek için Çerkez adı kullanılmaktadır. Güney Kürdistan?da yaşayan Çerkezler diğer Kuzey Kafkas halkları gibi, Kürtler ve Araplar içerisinde büyük oranda erimişlerdir. Kafkasya?dan getirdikleri kimi gelenek-göreneklerini (düğün-doğum törenlerini ve diğer özel günlerini, mutfak kültürünü vb.) hala korumakla birlikte, içerisinde yaşadıkları topluma büyük oranda entegre olmuşlardır. 2004 yılında Çerkezler, Çeçenler ve Dağıstanlılar Al Tadumun adlı bir yardımlaşma derneğini Kerkük?te kurarak, Kuzey Kafkas kültürünü bir araya getirme ve yaşatmayı amaç edinmişlerdir. Güney Kürdistan?da yaşayan Çerkezler ağırlıklı olarak Sünni Müslüman inancına sahiptirler.
Türkiye ve Irak sömürgeci devletlerinin Kürdistan?da yürüttükleri asimilasyoncu-soykırımcı politikalardan Çerkezler de ciddi anlamda etkilenerek, Çerkezler?in büyük oranda asimile olmalarına yol açmıştır. Kürt Özgürlük Mücadelesinin yürüttüğü mücadele ile hem Türkiye ve Irak?ta hem de Kürdistan?da yaşayan Çerkezleri etkilemiş ve son yıllarda Çerkezlerde bir ulusal-kültürel uyanışa vesile olmuştur. Kendi ulusal ve kültürel değerlerini korumak ve geliştirmek için bulundukları ülkelerde dernekleşme vb. örgütlemelere giderek seslerini duyurmaya başlamışlardır.
ÇEÇENLER:
Kuzey Kafkasya?nın yerli halklarından biri olup, anayurtları Rusya Federasyonu?na bağlı olan Çeçenistan ülkesidir. Çeçen nüfusunun önemli bir kısmı Rusya Federasyonu?nun Dağıstan ve Moskova bölgelerinde yaşamaktadır. Ayrıca Gürcistan, Türkiye, Kürdistan, Ürdün, Irak, Mısır ve Suriye gibi ülkelere de dağılmışlardır. Çeçen diasporası olarak belirteceğimiz bu nüfus, 1850?lerdeki Rusya-Kafkasya savaşları sırasında Çeçenistan?dan göç ettirilenlerin torunlarıdır. Bunların bir kısmı daha sonraları Avrupa?ya göç etmişlerdir.
Çeçenler?in konuştuğu dil, Çeçençe?dir. Dinsel inanışları ise, çoğunluğu Müslüman olup, Sünni- İslam?ın Şafii Mezhebine bağlıdırlar. Çeçenler?de tasavvuf ve tarikatçılık güçlüdür. Nakşibendi ve Kadiri tarikatları etkindir.
Günümüzde Kürdistan, Çeçen nüfusunu barındıran ülkelerden biridir. Kürdistan?da yaşayan Çeçenler?in ağırlık bölümü 1850?lerdeki Rus-Kafkas savaşları sırasında Kuzey Kafkasya?dan göç etme sonucunda, Osmanlılar tarafından buralara iskan edilmişlerdir.
Kuzey Kürdistan?da Sivas?ın Koçgiri bölgesi, Maraş ilinin Andırın ve Göksun ilçeleri, Muş-Varto, Kars-Sarıkamış, Amed-Piran-Ergani ilçeleri. Güney Kürdistan?da ise, Dıhok, Hewler, Süleymaniye, Kerkük, Musul, Diyala gibi yerleşim yerleri olarak sayabiliriz.
Koçgiri bölgesinde günümüzde az bir Çeçen kalmıştır. Bir kısmı ekonomik nedenlerden dolayı Türkiye metropollerine göç etmiştir. Geriye kalanlar ise, Kangal ilçesinin köylerinde yaşamaktadırlar.
Maraş?ta ise, Andırın ve Göksun ilçelerinin bazı köylerin nüfusu Çeçenler?den oluşmaktadır. Ekonomik ve sosyal nedenlerden kaynaklı son yıllarda bir kısmı büyük şehirlere göç etmiştir.
Muş kentin de de belli bir Çeçen nüfus barınmaktadır. Merkeze bağlı Çöğürlü, Kıyıbaşı köyleri ile Serinova, Yeşilova beldeleri ve Varto ilçesine bağlı Bağiçi, Tepeköy, Ulusırt köylerinde Çeçenler ikamet etmektedir. Yörede yaşayan halklarla belli bir uyum ve kaynaşma içerisindedirler. Yine Kars merkeze ve Sarıkamış ilçesine bağlı bazı köylerde de Çeçenler yaşamaktadır.
Amed?in Piran ilçesinin kimi köylerinde Çeçen aileler bulunmaktadır. Bu aileler kendilerini halen Çeçen olarak tanımlamalarına rağmen bunlar Kürtleşmişlerdir. Günlük yaşam dilleri de Dımıli (Zazaca) olmuştur. Yaşadıkları alanlar deprem bölgesi olduğu için, bazı Çeçen aileleri zamanla Amed şehir merkezine göç etmişlerdir. Bu ailelerin ağırlıklı bölümü yurtseverdirler. Ergani ilçesinde de bazı Çeçen aileler mevcuttur. Bunlar da Kürtleşmişler ve konuştukları dil de Dımılki?dir.
Kuzey Kürdistan Coğrafyası?nda yaşayan Çeçenler için genel anlamda şunları belirtebiliriz. Büyük çoğunluğu kırsal kesimde yaşamaktadır. Tarım ve hayvancılıkla geçinmektedirler. Dinsel olarak, İslam?ın sünni-şafii mezhebindedirler. Bir kısmı dil ve kültürlerini tamamen yitirmiş olmasına rağmen, bazı kesimler ise, dil ve kültürlerini zayıf da olsa sürdürmektedirler. Bu durum elbette Sömürgeci Türk sisteminin asimilasyoncu-soykırımcı politikalarının yarattığı bir sonuçtur. Siyasal meyilleri ise, büyük bir kısmı muhafazakar-milliyetçi parti ve yapılara eğilim göstermektedirler. Bu kesim iktidar ve sisteme entegre olmuştur. Az bir kısmı ise, demokrat ve yurtsever bir eğilim içerisindedir. Çeçenler son yıllarda kurulan Kafkas kültür dernekleri içerisinde de yer alarak, kendilerini dil ve kültür açısından ifade etmeye çalışmaktadırlar.
Güney Kürdistan?da da önemli sayıda bir Çeçen nüfusu yaşamaktadır. 19. Yüzyılda Rus-Kafkas savaşları sonucunda Osmanlı İmparatorluğuna göç etmiş olanları, devlet kendi iskan politikaları sonucunda Güney Kürdistan?ın Dıhok, Hewler, Süleymaniye, Kerkük, Musul, Diyala gibi kentlerine yerleştirmiştir. Güney Kürdistan?daki Çeçen nüfusu tam olarak bilinmemektedir. Dil ve kültürlerini kısmen korumaktadırlar. Büyük bir kısmı önemli oranda asimile olmuş durumdadır. Irak?ta Baas Yönetiminin Araplaştırma politikaları bunda belirleyici bir faktör olmuştur. Çeçence dili, genelde yaşlılar içerisinde konuşulmaktadır. Genç nüfus ağırlıkta ya Arapça ya da Kürtçe dilini konuşmaktadır. Güney Kürdistan?da yaşayan Çeçenler?in de dinsel inanışları, Sünni İslamın Şafii mezhebidir.
KIPÇAKLAR (AHISKA TÜRKLERİ):
Kumanlar olarak da bilinen Kıpçaklar, Orta Asya kökenli bir Türk topluluğudur. Orta Asya?dan göç etmek zorunda kalan Kıpçakların bir kolu 12. yüzyılda iki göç dalgası halinde Gürcistan?a geldikleri ve savaşçı bir topluluk olduklarından dolayı Gürcü Krallığı, onları Ahıska gibi sınır bölgelerine yerleştirir. Bunlar, Ahıska Türklerinin ataları olarak bilinirler. Türkiye ve Kuzey Kürdistan?da yaşayan Kıpçaklar, Ahıska?dan göçle gelenler oldukları için aynı zamanda bunlara; Ahıska Türkleri de denilmektedir. Ahıska, Gürcistan?ın güneybatısında bulunan bir kenttir. Gürcüce ismi, Akhaltsikhe?dir. Rusyaların bu bölgeye verdiği isim, Meshetya?dır. Bundan dolayı Meshetya Türkleri de denilmektedir. Ahıska bölgesi 16. yüzyılda Osmanlı egemenliğine girmiştir. Ahıskalıların müslümanlaşması da Osmanlı egemenliği ile başlamıştır. 1829 yılında Ahıska bölgesi Rus egemenliğine geçer. Bu durumla birlikte Ahıska Türklerinin yarısı Osmanlı egemenliğindeki topraklara geçer. Diğer yarısı da Gürcistan?da kalır. Gürcistan?da kalan nüfusları da 1944 yılında Stalin tarafından Orta Asya?ya sürülür. Ahıska Türkleri, günümüzde, eski Sovyetler Birliği Coğrafyasına, Türkiye ve Kuzey Kürdistan?a dağılmış bir durumda yaşamlarını sürdürmektedirler. Toplam nüfuslarının 500 bin civarı olduğu tahmin edilmektedir. Kıpçaklar?ın dili, Azerice?ye de benzerlik teşkil eden, Kıpçak Türkçesi?dir. Dinsel yapıları ise, ezici çoğunluğu İslam?ın Sünni mezhebine mensupken, küçük bir kesimi de Şii mezhebine tabidir.
Ahıska Türkleri (Kıpçaklar), Kuzey Kürdistan?ın Serhat bölgesinde yaşamaktadırlar. Serhat?a, 1829?dan sonra Ahıska bölgesinin Rus egemenliğine girmesiyle birlikte göç etmeleri sonucu yerleştikleri bilinmektedir.
Kıpçakların günümüzde Kuzey-Kürdistan?da il bazında yaşadıkları yerleri şöyle belirtmek mümkündür: Ardahan ilinin Posof, Çıldır, Hanak ilçeleri, Ezurum?un Narman, Uzundere, Olur, Oltu ilçeleri, Kars?ın Selim ilçesi, Ağrı?nın Eleşkirt ilçesinde yaşamaktadırlar. Kıpçakların Kürdistan?daki nüfusları tam olarak bilinmemektedir. Fakat yaşadıkları yerlerdeki genel nüfusun önemli bir bölümünü oluşturdukları söylenebilinir. Örneğin, Ardahan?ın Posof ilçesinin (köylerde dahil) nüfusunun tamamına yakını Kıpçaklardan oluşmaktadır.
Kuzey-Kürdistan?da yaşayan Kıpçakların büyük bölümü, kırsal alanda yaşamaktadır. Temel ekonomik uğraşları hayvancılık, tarım, arıcılık ve esnaflıktır. Kürdistan?da yaşadıkları yerlerde, yöre halklarıyla uyum içerisindedirler. Önemli bir bölümü devletçi- iktidarcı sisteme entegre olmuşken, bir kısmı da kendi kültürel değerlerini zayıf da olsa sürdürmektedir. Kuzey-Kürdistan?da yaşayan Kıpçakların dini inançları, sünni-islamdır.
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 37
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 38
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 39
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 40
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 41
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 42
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 37
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 38
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 39
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 40
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 41
Warning: Trying to access array offset on value of type bool in /home/komunar/public_html/tr/includes/reklamlar.php on line 42
